15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Programı

16 Temmuz 2021
Üniversitemizde “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” programı düzenlendi.
Çevrim içi olarak düzenlenen programa, Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Pakiş, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Abdurrahman Dodurgalı, Gazeteci-Yazar Mehmet Nuri Yardım,  Üniversitemiz akademik ve idari personelleri ile öğrencilerimiz katıldı.
 
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın hazırlamış olduğu “Türkiye Geçilmez” adlı video gösterimi ile başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Pakiş, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, bir kahramanlık destanıdır. Fetö paralel devlet yapılanması maalesef sonuna kadar hem dini hem de devleti kullandı. Kendilerini yerine göre hem dinin hem de devletin yerine koyma konusunda hiçbir zaman geri kalmadılar." şeklinde konuştu.
 
Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Pakiş; “Din ve devlet ile ilgili konular çok hassas konulardır. Dini anlamak için o kadar çok bilgi ve kaynak var ki, en başta Cenabı Allah'ın kelamı Kur'an-ı Kerim var. Onu okuyup iyi anlamamız gerekiyor.” diyen Rektörümüz konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Fetö sonuna kadar dini kullanıyordu. Bu yetmiyormuş gibi devletin resmi kurumları dışında paralel bir devlet yapılanması oluşturulmuştu. Ama Cenabı Allah'ın yardımıyla ve milletimizin de sağduyusu ile bu problem çözüldü. Fakat bundan sonra böyle problemlerin yaşanmaması adına kendimizi çok ciddi bir biçimde geliştirmemiz gerekiyor. Bu vesileyle 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik gününü kutluyorum. Cenabı Allah'tan bir daha böyle büyük bir bela ile bu milleti, bu devleti karşılaştırmaması temennisi ile hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
 
 
15 Temmuz Demokrasi  ve Milli Birlik Günü ve “Fetö’nün Milli Eğitimimize Darbeleri”  konusu ile ilgili bir konuşma yapan Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdurrahman Dodurgalı: “O günü hatırlamak, anmak ve o gün yaşanılanlardan ders çıkarmak için yapılan bu toplantıda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Fetö eğitimimize vurmuş olduğu darbelerle birçok faaliyet gerçekleştirdi. Milletin eğitim-öğretim hayatını, dini hayatını kontrol atına almaya çalıştı. Bunu da kurslar ve dershaneler vasıtasıyla yaptı. Dikkat edilirse Fetö’nün dershaneleri kapatılmadan hemen önce Türkiye’deki dershanelerin yüzde 40’ı Fetö’ye aitti. Kendisine bağlı okullar, üniversiteler, yurtlarla birlikte bu çok büyük bir rakam olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların haricinde, bu dershanelerde ortaya koymuş oldukları çeşitli hile ve desiselerle de bir başarı imajı yarattılar. Gençlerimiz, çocuklarımız onlara özenmeye çalıştı. Falan dershaneye gidersem daha başarılı olurum düşüncesine kapıldı. Tehdit ve korku yoluyla vatandaşlardan burs ve yardım paraları alarak kendi mensuplarına burs bağlayarak onları kullandılar. Ayrıca soru çalmak gibi büyük bir cüreti göstererek diğer öğrencilerin hakkını yediler. Bu türden çeşitli kanallarla eğitim sistemimize büyük zararlar verdiler.” şeklinde konuştu.
 
 
 “Milletçe Şehadete Doğru Koşmak” konusu ile programımıza konuk olan Gazeteci-Yazar Mehmet Nuri Yardım: “Türkiye sıradan bir ülke değil, dünyadaki bütün mazlumların, bütün masumların sığındığı bir kaledir. Afganistan’dan, Suriye’den Irak’tan, dünyanın her yerinden insanlar buraya sığınıyor. 15 Temmuz günü yaşadığımız bir destandı, tıpkı Çanakkale ve İstiklal Savaşı gibi. Yaklaşık olarak yüz yıl önce Çanakkale geçilmediği gibi 15 Temmuz’da da Türkiye geçilmedi. Dolayısıyla o geceyi unutmayacağız, unutturmayacağız. Ben gençlerimizden çok ümitliyim, çok akıllı ve ileri görüşlü bir neslimiz var. Ben 15 Temmuz’un bir bakıma rahmet olduğuna inanıyorum, o acıdan bir rahmet doğdu. Bu millete çoluk çocuğuyla, zulmeden bir hain örgütün ve arkasındaki emperyalist işbirlikçilerinin bir kahrıydı. Ama bir lütuf doğdu ve 85 milyon insan ayağa kalktı. Bu milletin, bu devletin kıymetini daha çok öğrenmeye başladık. O hainler başarılı olsaydı belki bugün Türkiye parçalara bölünecekti, belki de biz bugün Suriyeliler gibi farklı ülkelere sığınacaktık. Fakat çok şükür o gece yediden yetmişe herkes ayaktaydı, gençlerimizi gördüm;  hepsi şehadet şerbetini içmek için meydanlara inmişti. Çok şükür ferasetli bir milletimiz var ve onlar ülkemize sahip çıktılar. Bundan sonra dikkatli hareket etmeliyiz, aldanmayacağız ve aldatmayacağız” dedi.
 
 Program soru cevap bölümünün ardından sona erdi.